İyi birinin hayırlı bir duası için 500 Yasin dağıtıyorum , okumak isteyen olursa yorum bırakabilir ( yayınlanmayacak ) ya da aynelhayat@gmail.com adresine mail atabilirler .. Sevaptır hadi siz de bir iyilik yapın :)
11 Kasım 2009
26 Ekim 2009
Beş gün boyunca kimi zaman iki kimi zaman da üç kez girdik Efendimizi ziyarete , günde beş kez alınsaydık o hakkımızı da sonuna kadar değerlendirirdik diye düşünüyorum . Hiç doyulmuyor .. Medine beni benden aldı .. Bazen Ravzanın dışında iken misal otelde kendimi yorgun ve hasta hissettiğim zamanlar oluyordu ama ziyarete girdiğim anda annemin söylemiyle rengim bile değişiyordu . Allahım o iklimi yaşamayı herkese nasib etsin ..
Dönüşümüz çok hüzünlüydü .. Hiç doyamadık , çok özlüyoruz.. Gitmeden o kadar çok istiyordum ki gidip o havayı teneffüs etmeyi , gittim şimdi hergün daha çok özlüyorum . Her yıl gidenlere kızan tipler vardır hani " ne gerek var , onun yerine başka hayırlarda bulun " gibisinden . Gitmeyen anlayamaz .. Şimdi tek duam her yıl gidebilmek . Allah kalbimizden bu özlemi almasın ..
21 Ekim 2009
Ziyaret öncesi bekleme hollerini iyi bir düzene sokmuşlar . Zaten Medine her şeyiyle çok düzenli bir şehir Efendimize olan saygılarını çok güzel göstermişler . Holler ülkelere göre ayrılmış . Ellerinde Türkiye , İran , Endonezya vs.. yazan tabelalar olan kardeşler var . Nereliysen o tabelanın sırasına giriyorsun . Ülke ülke içeriye alıyorlar .Çok tatlı dilli kardeşler yarım Türkçeleriyle seni incitmeden ve sabırsızlığını telkin edip düzenli bir şekilde içeriye almaya gayret ediyorlar . Allah hepsinden razı olsun ... Türkler genelde uyumlu oldukları için çok seviliyorlar ama bu yüzden de en son içeriye alınıyorlar . Bana sorarsanız en son girmek daha mantıklı ama arada kızanlar oluyordu hep böyle olunca da öncelik veriyorlar . Yani her yerde ses yükseltmek gerekiyor : ) İlk gün ve tabi diğer günlerde de dünya kelamı konuşmamaya gayret ettim bu bekleyişlerde hatta konuşanlardan da rahatsız olup her gün biraz terficiye dağıtarak kesmeye çalıştım önünü .. İçeriye girme vakti gelince insan ister istemez koşar adımlar atıyor az kaldı kavuşacaksın vuslata .. Bir yerde yine otur otur hacı anne sesleri çalınıyor kulağına verilen talimata uyuyorsun . Ama artık o kadar az mesafe var ki Efendimizi ziyaret etmeye üzerine iyice bir durgunluk çöküyor kalbinse bunun tam aksi atıyor mu belli değil yani ne yaptığı belli değil : ) Nasıl belli olsun ki ? Sol tarafında Peygamberinin , Efendisinin yaşadığı ev, tam önünde yemyeşil cennetten bir bahçe , onun hemen arkasında da Efendimiz ..
06 Ekim 2009
Evet Mekkeden ayrılmamıza tam bir gece kaldı ! O kadar buruk ki herkes , gözyaşları sel gibi diyebilirim , birileri kabenin tam karşısına oturmuş ellerini açmış semaya yakarıyor tekrar tekrar kavuşabilmek için , birileri de daha çok yakınlaşmak için tavafa girmiş el yüz sürme çabasında .. Bense tamamen şaşkın ne yaptığını , yapacağını bilmez bir haldeyim .. Nerede gözyaşı döken biri görsem yanına ilişip dua isteyen bir tip :) Geceyi kabede geçirmek bizim için kaçınılmazdı , daha o andan itibaren özlemeye başladık diyebilirim . İfadelerimi abartmıyorum gerçekten çok bambaşka bir duygu oralarda olmak .. Sabah namazından sonra otelimize uğrayıp Medineye doğru yola çıktık , çok eski bir otobüsle yolculuk yaptık şoförümüz zır araptı , uzun fistanlı başında sarıklı epesmer ya habibi tarzında şarkılar dinleyen bir abi :) Sabahlamış olmanın yorgunluğuyla herkes uyudu benim gözlerim de arada gidiyordu ama yinede elimden geldiğince uyanık olmaya çalışıyordum . Geçtiğim bütün yolladan efendimizin geçmiş olması benim için ne büyük bir şerefdir diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi . 6 saatlik bir yolculuğun neticesinde yorgun ve uykusuz bir vücutla vardık Medineye öğle namazını cemaatle kılma şansını kaçırdığımızdan önce otele uğrayıp bavullarımızı bıraktık. Otelimiz Mekkede Kabeye yakın olduğu gibi bu kez de Ravzaya yakındı . Bu gerçekten mutluluk vericiydi bizim için . Neyse heyecanla hemen yola düştük . İlk seferi grup halinde gitmemizin yolları kaybetmemiz açısından faydalı olacağını belirtmişti hocamız . Koşar adımlarla gittik ravzaya içeriye girer girmez bir ferahlık geldi içime . 
Namazı Efendimizin (sav) kabrine en yakın yerde kılmak istediğimiz için koşuyoruz Yeşil kubbeye doğru , " Yaklaştıkça yeşil kubbe görünür. Kubbeyi görenler yerde sürünür " misalindeyim içimdeki heyecanı tarif etmeye kelime hazinem gerçekten yetmez . Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor !

Namazımızı eda ettikten sonra ziyaret saatlerini öğrendik ve ilk ziyaretimiz için beklemeye koyulduk . O kadar zihnimden silindi ki herşey ne yapacağımı bilmez bir halde bekliyordum . Bir yandan da caminin mimarisini incelemeye koyuldum inanamazsınız nasıl güzel bir yer . Hayatımda o kadar mükemmel bir yer görmedim ! İkindi namazımızı hemencecik kılıp , ziyaret kapısının önüne vardıkkk ...

Namazı Efendimizin (sav) kabrine en yakın yerde kılmak istediğimiz için koşuyoruz Yeşil kubbeye doğru , " Yaklaştıkça yeşil kubbe görünür. Kubbeyi görenler yerde sürünür " misalindeyim içimdeki heyecanı tarif etmeye kelime hazinem gerçekten yetmez . Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor !

Namazımızı eda ettikten sonra ziyaret saatlerini öğrendik ve ilk ziyaretimiz için beklemeye koyulduk . O kadar zihnimden silindi ki herşey ne yapacağımı bilmez bir halde bekliyordum . Bir yandan da caminin mimarisini incelemeye koyuldum inanamazsınız nasıl güzel bir yer . Hayatımda o kadar mükemmel bir yer görmedim ! İkindi namazımızı hemencecik kılıp , ziyaret kapısının önüne vardıkkk ...
14 Eylül 2009
Sırada Medineye geçiş aşamamız var ama ne zamandır kolum kanadım kalkmadı yazmak için . Çok seller oldu insanlar öldü , kimisi evsiz kaldı kimisi de aşsız ... Üzücüydü ama vardı herşeyde bir hayır .. Mesela yıldırım düştü bizim evdeki bütün elektrikli eşyalar bozuldu ! Ne oldu karşılığında ? Emekçiler para kazandı hatta işlere yetişemez hale geldiler . Birilerinin mutfak eşyalarının tümü kullanılmaz hale geldi .. Bunun karşılığında da şu eşyaları yağmalanan porselen firmasına zararı karşılansın diye iş yolu yarattı Rabbim . Hani diyeceğim şu ki bizim şer gördüklerimiz hayr olabilir . Nereden bakacağımızı iyi bilmek lazım .
Bu arada haberlerde gördüğüm ve hiç zihnimden çıkmayan bir tip var ;
Bu arada haberlerde gördüğüm ve hiç zihnimden çıkmayan bir tip var ;
O karmaşa da , zarar eden firmaların malzemelerini yağmalamakla meşgul olup biryandan da " bunlar var ya bunlar , oruç tutmuyorlar o yüzden başımıza geliyor bunlar ! " diyordu , hemen arkasından da çantası düşmüş belki de hayatını kaybetmiş bir ablanın cüzdanını iyiicee karıştırıyordu ..
03 Eylül 2009
Mekkeden ayrılış vakti yaklaşıyorken bizim içimizde hacerul esved ' e yakınlaşamamış olmanın burukluğu vardı . Kabenin kapısına asılıp dua etmeyi de çok arzuluyordum ama orada hiç bayan eli görmemiş olduğumdan içimdeki ses bunun hayal olduğunu söylüyordu.. Aslına bakarsanız beni en çok etkileyen tablolardan biri de oraya asılan insanların yakarışına şahit olmaktı ! Ben de çok isterdim tüm günahlarımın orada dökülmesini ama nasib olmadı. Geriye Hacerul esvedi zorlamak kalıyordu . Gündüz tavaflarımda bir kaçkez teşebbüs ettim ama giren insanların kalabalıktan geri çıkamadığını görünce vazgeçmiştim . Allah muhafaza düşsen kimse kaldırmaya cesaret edemez .. Gece deseniz çok daha kalabalık ! Hocalarımıza sık sık soruyordum bize bu konuda yardımcı olup olmayacaklarını . Velhasıl bir gece saat onbir gibi Altın Olukun karşısındaki iki camlı müezzin mahfilinin altında tüm ekip buluşmak üzre sözleştik . Bütün bayanlar oradaydı ama beyler uykuya gitmişlerdi :) Birsürü hanımı hacerul esvede nasıl yanaştıracağını düşünen üç hoca iyi bir eylem planı yaparak peşine kattı bizi . Sol taraftan üçü erkeklerin önünü kesti sağ taraftanda biz yanaştık . Kollarını gerdiler ve bizden de önümüzdeki kalabağı yarıp geçmemizi istediler . Heyecan bastı beni . Önümdeki abladan ilerlemesini istedim ama sırasını bekleyeceğini söyledi kibarca . Sıra !? O zaman kusura bakma diyerek onu da geçtim . Bir kişi kalmıştı önümde o da az boyu kısa olduğundan yetişemiyordu , tutup kucakladım öpmesine yardımcı oldum ve sırayı aldım .. Kafamı sokup öptüm elh. Ne yaşadığımı sorarsanız tarif etmem mümkün değil ..
31 Ağustos 2009
Mirac ..
O gece daha bir heyecanlandım . Efendimizin ( SAV ) Miraca yükseldiği o gecenin seneyi devriyesinde O’ (SAV) nun ayaklarının değdiği yerlerde olmak bambaşka bir sevinçti benim için . Belki dualarımın o anda istediğim şekilde kabulü olacaktı bu gece .. Kandil için ekstra programlar yapılmıyor Kabe’ de . Yani ne bileyim mesela biz de camiler dolar taşar sohbetler verilir, namazlar kılınır, kuranlar okunur felan ya orada her daim öyle olduğundan mıdır nedir hiçbir ekstra faaliyet göremedim . Ama bizim grup o gece sabahladı kabede toplu dua ve sohbet yapmak yasak cami içinde ya da Türklere bir gıcıklıkları da olabilir. İranlılar toplanıp istediği gibi dua ediyorlar ama Türkleri gördükleri anda bıdır bıdır söylenmeye başlıyorlar . Hanımlar öne oturmasın, burası erkeklerin yeri, yok bilmem ne ay bi gıcık ettiler bizi o gece . İmtihan dedik, hadi işimize bakalım . Az uykuyla durduğumuz için hergün , sabaha yakınlayan sattlerde gözlerin tam kapanmasına ramak kala , hanımlara tesbih namazı kılmayı önerdim . Bu fikir herkesi kendine getirdi. Mübarek Zemzem ile abdestlerimizi tazeledikten sonra hayya ale's- salah , 'hayya ale'l- felah : ) Aramızda biraz yaşlanmış hanımların olması hasebiyle tesbihlerin nerelerde okunacağının hatırlatılması istendi ve tabi sayısının takibi de gerekiyordu . Seve seve üstlendim bu görevi bir nevi İmamlık yani : ) Düşünsenize o kadar kişiye Kabe-i Muazzama’ yı seyr eyleye eyleye ufak hatırlatmalarda namazlarına destek olmak hatrı sayılır bir sevaba nail olmak demekti benim için ( inşlh tabi ) . Namazın hemen arkasından da sureler aşrı şerifler okuduk ve sonunda da hocalık yapan bir ablamız güzel bir dua etti gözyaşlarımızı akıta akıta amin dedik hepimiz .
Başta da söylediğim gibi ben genelde sessiz takılmayı tercih ettim , aslında normalde de çok sesli olduğum söylenemez , en azından iş hayatımın haricinde çok konuşmayı sevmem . Bunun sebep olduğunu düşünüyorum ki gruptaki ablalar beni çok sevdi : ) O yüzden sık sık dualarını aldım Allah hepsinden razı olsun . Hele bir gün tavaf sonrası namaz için yerimizi aldık kabeyi izliyoruz . Ablalardan biri ismimden başlayarak bir dua etti ki bana, nasıl teşekkür edeceğimi şaşırdım durup dururken böyle şeyler niyaz etmesi de şaşırtıcıydı tabi . Hemen kalktım ve zemzem getirdim hepsine . Bütün zemzemler benden diye de takıldım : )
Mekke’ de beni çokca Araplara benzettiler aslında bu benzetiş Medine de de devam etti . Yine tavaf sonrasıydı sanırım çünkü oturduğum tek zaman o ara biraz dinlenmek için oluyordu : ) Boş geçirmeyeyim diye elime kuranı kerim aldım okumaya başladım . Yanıma bir abla yanaştı ve çat pat Arapça bir şeyler söyledi mesela “ikra” dedi : )) Sesli okumamı istiyordu . Sonra bir iki dakika gözlerinin içine bakıp “ siz türk değil misin “ dedim .. “ aaa sen de miii “ diye şaşırma nidaları attı : ) Ben de ya “çok mu benziyorum Araplara” dedim .. ayırt edememiş : ( Medine de de Efendimizi ( SAV ) ziyaret etmek üzere kapıların açılmasını beklerken ülkeleri ayırıyorlar . Türkiye , İran , Pakistan vs.. Yine bir gün doğal olarak Türklerin içinden sessizce bekliyorum . Hanımın biri sesini yükselterek bana İran yallah dedi . Hafif gülümsemeyle nereye dedim . Biraz mahçup birgün önce İranlıların onları çok yorduğundan bahsetti. Bir kez de alışverişte yaşlı arap bir amca Türkçe bir şeyler sorunca “aaa Türk müsün iyiden iyiye benzemişsin Araplara “ diye kahkaha attı hatta Türk olduğum için ekstra indirim yaptı bana : )) Anlamadım niçin bu kadar benzettiler . Ten rengim o kadar koyu değil ki benim : ) Ama sıcaktan biraz yanmıştım bir de siyah abaye ve başörtüsünü sarınca demek benzeyiverdim : ) Bunu avantaja dönüştürüp oralarda kalsamıydım acaba ?
Mekke’ de beni çokca Araplara benzettiler aslında bu benzetiş Medine de de devam etti . Yine tavaf sonrasıydı sanırım çünkü oturduğum tek zaman o ara biraz dinlenmek için oluyordu : ) Boş geçirmeyeyim diye elime kuranı kerim aldım okumaya başladım . Yanıma bir abla yanaştı ve çat pat Arapça bir şeyler söyledi mesela “ikra” dedi : )) Sesli okumamı istiyordu . Sonra bir iki dakika gözlerinin içine bakıp “ siz türk değil misin “ dedim .. “ aaa sen de miii “ diye şaşırma nidaları attı : ) Ben de ya “çok mu benziyorum Araplara” dedim .. ayırt edememiş : ( Medine de de Efendimizi ( SAV ) ziyaret etmek üzere kapıların açılmasını beklerken ülkeleri ayırıyorlar . Türkiye , İran , Pakistan vs.. Yine bir gün doğal olarak Türklerin içinden sessizce bekliyorum . Hanımın biri sesini yükselterek bana İran yallah dedi . Hafif gülümsemeyle nereye dedim . Biraz mahçup birgün önce İranlıların onları çok yorduğundan bahsetti. Bir kez de alışverişte yaşlı arap bir amca Türkçe bir şeyler sorunca “aaa Türk müsün iyiden iyiye benzemişsin Araplara “ diye kahkaha attı hatta Türk olduğum için ekstra indirim yaptı bana : )) Anlamadım niçin bu kadar benzettiler . Ten rengim o kadar koyu değil ki benim : ) Ama sıcaktan biraz yanmıştım bir de siyah abaye ve başörtüsünü sarınca demek benzeyiverdim : ) Bunu avantaja dönüştürüp oralarda kalsamıydım acaba ?
27 Ağustos 2009
Hayatımda bir şey hariç hiç mucize ile karşılaşmadım ama Mekkeye vardığımdan itibaren o kadar çok ibret alacağım şeyler gördüm ki anlatamam . En basiti , malumunuz çok sıcak bir yer , insanlar ibadet , yürüyüş , tavaf derken haliyle terliyor ama bir kişi bile ter kokmuyor Hele kabenin etrafında dönerken inadına mis gibi kokular geliyor insanın burnuna .. Allah hepimize o kokuyu tekrar tekrar almayı nasib etsin ..
Velhasıl bir gün yine üçte kalkmışız gece namazımızı eda edip sabah namazına kadar tavaflarımızı yapmışız sabah namazını da kılıp otelimize doğru yol alırken insanları durakladığı bir yer çarptı gözümüze . Türküz ya : ) ne oluyor burada deyu bizde yavaşladık , bir kuş vardı ortada , ilk görüşte çok algılayamadım ama biraz arkasında kabenin dışında namaz kılacaklar için çizilen saf çizgisini görünce hayrete düştüm . Etrafındaki onca insana, gürültüye rağmen huşu içinde kabeye dönmüş secde ediyordu . On dakika kadar durup izledim ve sustum ..

26 Ağustos 2009
Bir iki gün sürekli ibadetle yorulduk ki bu en güzel yorulma haliydi benim için .. Hep bu güzelliklerle yorulalım inşlh .. Mekke’ de kaldığımız günlerde Uhud , Arafat , Kıbleteyn , Cin mescidi gibi kutsal mekanları ziyaret ettik .
Arafat için söylenen ezgilerde hep " arafat dağı bir yüce dağdır " diye söylendiğinden midir nedir , ablalardan biri " aaa ne kadar küçük ,hiç de yüce değilmiş" dedi :)) Uzun süre güldük buna .
Deve sütü içtik , önce içim bir tuhaf oldu çünkü deveden sağılır sağılmaz içiliyordu sonradan, aynı kafilede olduğumuz Ümmül Kurada okumuş bir hoca var “Efendimiz (sav ) bunu içmiş , çok şifalı" deyince tattım , kötü değildi :)
Bu da deveyi sağan abimiz önce yavrusunu tutturuyor süt gelsin diye sonra da sağıyor . Devecik çok bağırıyor ama yavrusunu çekince , yazık ..
Ziyaretlere gittiğimiz gün sadece aşağısında durup geçmişini dinlediğimiz Cebeli nur’ a tırmanmayı çok arzu ediyordum , hocalarımız ne kadar “ vaktinizi tavafla geçirmeniz daha sevap “ deseler de içlerinden birine bizi götürmesini rica ettik . Ve bir gün gece namazımızı kıldıktan sonra başladık tırmanmaya… Karanlık ve çok uzundu : ) Efendimiz (sav) nasıl da tırmanmış her daim .. Tepeye varışımız 1,5 saat felan sürdü ( hızlı sayılır ) Hemen sabah namazımızı kıldık , kılarken yanımızda gelen ablanın oğlu, çantasını omzundan indirir indirmez maymun kapıverdi çantayı . Gülsek mi ağlasak mı ? Yiyecekleri birer birer açtı yedi, komikti hali . Sadaka hükmüne geçsin inşlh diye teselli ettik kendisini ..
Mağaranın kapısı oldukça kalabalıktı İranlı abiler öyle bir kilitlemişler ki girişi aşk olsun açana ..
Bu arada , Şia olduklarını düşündüğüm bir kalabalık Hz. Ali , Hz. Hasan ve Hüseyin için ağıtlar yakıyorlardı Cebeli Nurda !? yeri değildi belki ama oturup biraz dinledik , çok etkileyici bir sesti ve ne kadar birebir çevirisini yapamasam da sözleri hakkaten insanın içini burkuyordu . Çok geçmeden geri dönüşe geçtik . Çıkışa göre daha kolaydı elbette iniş , havanında aydınlanmasıyla işimiz çok daha kolaylaştı .
Otele gitmeden önce bir yorgunluk kahvesi içtik , içtiğim en güzel kahveydi diyebilirim :)
Edit :
Bir de yer yer keçilere rastladık çıkarken , herkesin merak ettiği ise bu keçilerin bu kadar taşın arasında ne ile beslendiğiydi !?
24 Ağustos 2009
Devam edeceğim ama arada notlarım var ..
Mesela Kabede cemaatle kılınan namazlarda Fatiha suresinden sonra denilen “ Amin “ sesi .. hiç kulaklarımdan gitmiyor nasıl kudretli bir ses inanamazsınız . Bir yankılanması var insanın etkilenmemesi mümkün değil .
Bütün insanların adının aynı olduğu tek yer orası “ Haci “ . “Yallah yallah ya hacci” en çok söylenen cümle bu : ) İnsan ne kadar kendine layık göremese de bu ünvanı hacısın işte onların gözünde. Umarım Rabbimde bu mertebeye layık görür bizleri . En çok duygulandığım şey de bu konuydu zaten .. Hocamız bir sohbetinde siz ” Rabbinizin misafirisiniz, O(CC) ‘nun davetine icabeten buradasınız” dediğinde kendimi çok tuhaf hissetmiştim gerçi hala da öyle hissediyorum . Düşünsenize Yaradan seni muhataba almış ve evine davet etmiş senin gibi bir biçareyi, kapısında toz zerresi bile göremiyorsun kendini ama misafiri olmuşsun ne büyük lütuf . Nasıl ve ne kadar hamd edilir ki buna . Hala aklım almıyor Rabbim beni davet etmiş . Buna layık olmak için ne yapmalıyım büyük bir sorumluluk . Tavaf yapmaktan ayaklarım patlamış diye yakınıyordum bir de ah ne pişmanım şimdi bilsen ..
Tavaf deyince ondan da bahsedeyim . Bu da apayrı güzel bir duygu .. Aynı kafilede benden başka genç bir çift vardı . Annem bir gün yaşıtlarıyla takılmaya karar verince ben de onlarla takıldım o gün o kadar çok tavaf yaptık ki anlatamam 7 şavt rekorumuz on dakika : ) ( Orta kalabalık zamanda ) gündüzleri aşırı kalabalık olmuyor çok güneşli olduğu için pek kimse yanaşmıyor , oturup kuran okumak kaza namazı kılmak yada kabeyi seyreylemek daha çok cezb ediyor orta yaş üstü insanları . Genelde de yaşlılar var zaten hiç anlayamadığım şekilde . Halbuki kesinlikle gençlikte gidilmesi gereken bir yer . Yaşlılar bazı ibadetler çok zor geliyor yoruluyorlar . Gerçi Rabbim kolaylığını veriyor da yine de gençlikte gidilse daha güzel bence.
Mesela Kabede cemaatle kılınan namazlarda Fatiha suresinden sonra denilen “ Amin “ sesi .. hiç kulaklarımdan gitmiyor nasıl kudretli bir ses inanamazsınız . Bir yankılanması var insanın etkilenmemesi mümkün değil .
Bütün insanların adının aynı olduğu tek yer orası “ Haci “ . “Yallah yallah ya hacci” en çok söylenen cümle bu : ) İnsan ne kadar kendine layık göremese de bu ünvanı hacısın işte onların gözünde. Umarım Rabbimde bu mertebeye layık görür bizleri . En çok duygulandığım şey de bu konuydu zaten .. Hocamız bir sohbetinde siz ” Rabbinizin misafirisiniz, O(CC) ‘nun davetine icabeten buradasınız” dediğinde kendimi çok tuhaf hissetmiştim gerçi hala da öyle hissediyorum . Düşünsenize Yaradan seni muhataba almış ve evine davet etmiş senin gibi bir biçareyi, kapısında toz zerresi bile göremiyorsun kendini ama misafiri olmuşsun ne büyük lütuf . Nasıl ve ne kadar hamd edilir ki buna . Hala aklım almıyor Rabbim beni davet etmiş . Buna layık olmak için ne yapmalıyım büyük bir sorumluluk . Tavaf yapmaktan ayaklarım patlamış diye yakınıyordum bir de ah ne pişmanım şimdi bilsen ..
Tavaf deyince ondan da bahsedeyim . Bu da apayrı güzel bir duygu .. Aynı kafilede benden başka genç bir çift vardı . Annem bir gün yaşıtlarıyla takılmaya karar verince ben de onlarla takıldım o gün o kadar çok tavaf yaptık ki anlatamam 7 şavt rekorumuz on dakika : ) ( Orta kalabalık zamanda ) gündüzleri aşırı kalabalık olmuyor çok güneşli olduğu için pek kimse yanaşmıyor , oturup kuran okumak kaza namazı kılmak yada kabeyi seyreylemek daha çok cezb ediyor orta yaş üstü insanları . Genelde de yaşlılar var zaten hiç anlayamadığım şekilde . Halbuki kesinlikle gençlikte gidilmesi gereken bir yer . Yaşlılar bazı ibadetler çok zor geliyor yoruluyorlar . Gerçi Rabbim kolaylığını veriyor da yine de gençlikte gidilse daha güzel bence.
21 Ağustos 2009
Uçağa binmeyi bekleyen herkes oldukça heyecanlı görünüyordu.. Yatsı namazını açıkta biryerde kıldık . Bir yandan da kafilemizdeki arkadaşlarımızı tanımaya çalıştık .Gerçi çok samimi olmamaya dikkat ettim özellikle çünkü oraya vardığımda dünyaya dair çok şey konuşmamaya özen gösterecektim bu yüzden de fazla samimi olursam şimdi nerelisin kimsin nerdesin ne iş yaparsın şeklinde uzardı muhabbetler .. Sadece bir bayan vardı iki çocuğuyla gelen o biraz bizim gibi düşünüyordu bu yüzden de kendisiyle beraber takılmaya karar verdim kendimce . Ve nihayet uçak saati geldi . Biz mahremsiz gittiğimiz için hep yüreğimiz ağzımızdaydı heran heryerden döndürülebilirdik çünkü . Uçak 20 dakika gecikmeli kalktı . Saat tam 24:20 de havadaydık . Gecikmeden dolayı özür dileyen bir pilotu ilk defa duyuyorum diye şaşırdım, aslında gecikmeli kalkan uçağa ilk defada rastlıyor olabilirdim :) Bence heyecanımızı arttırmak için yaptı . Uçakta G.Özçelik bacımızı görünce biraz şaşırdım , normal kıyafetleriyle binmişti ama uçak indiğinde siyahlar içinde başı örtülü çok hoş göründü gözüme . Ciddeye indiğimizde gerçek korkum başladı . Giriş işlemleri için arap polislerin önüne giderken ayaklarımın titrediğini hissetiim G.Özçelikte arkamdan gelince bütün mahremsizler biraraya gelmişiz kesin almazlar bizi diye takıldım gergin bir gülümsemeyle . Besmele çekip polisin yüzüne üflemeyi de ihmal etmedim :) tak tak tak diye giriş kaşelerine vurunca yüzüme renk gelmiş, annem öyle diyor :)) Gamze de peşimden geldi başardık gibisinden göz kırptı .. Cidde de İ Hoca karşıladı bizi orta yaş üzeri beyaz saçlı hoş bir amca tecrübeli olduğu herhalinden belliydi bu beni sevindi . Çünkü herkes bunun öneminden bahsediyordu .. Sabah namazını havaalınında kıldıktan sonra bir otobüse yerleştik tıngır mıngır gittik . Her metre kareyi büyük bir merakla inceledim giderken . İ. Hocada bir yandan telbiye getirip bir yandan da yapmamız ve yapmamamız gereken şeylerle ilgili bilgiler verdi bize .. Otele varıp çantalarımız hemen bıraktık , Kabeye varıp bu özlemi dindirmemiz lazımdı . Toplu bir halde yola çıktık Sünnet üzre Babusselam kapısından içeriye girdik sık sık önünüze bakarak girin sakın kabeye hemen bakmayın şeklinde uyarıldık . Çok önemliymiş bu hakkaten . Kabeyi ilk gördüğün an duların kabul olunacağına dair Rabbimizin sözü olduğu için .. Uzunca bir süre yürüdük etrafımıza bakınmadan . Hocamız biraz bilgi verdikten sonra " İşte Kabe-i Muazzama bütün ihtişamıyla karşınızda " diyerek yönlendirdi bizi . O anda yaşadığım duyguları kelimelerle anlatmam mümkün değil riya saymazsanız kendimi hıçkırıklara boğulurken bulduğumdan da söylemek istiyorum . O kadar büyük bir duygu seliydi ki herkes için .. Gördüğüm an bir daha iman ettim diyebilirim . O kadar mütevazi bir ev ancak Rabbimin olabilirdi . Düşünsenize bizim elimizde böyle bir kudret olsa neler neler yaparız değil mi evimize ? Hemen umremizi tamamlamak için gerekli ibadetlerimize başladık . Önce tavaf , sonra say sonra saçımızdan bir tutam keserek ihramdan çıkma . O gün akşama kadar kabeden çıkmadık tabi . Otele 12 gibi dönüp gece üçte geri kaltık . Bu hergece böyle devam etti aslında 3 saatlik uykuyla durduk hergün yani benim gibi uykucu biri nasıl dayandı bilmiyorum o da Rabbimin lutfu işte ..
P.tesi devam ..
20 Ağustos 2009

15 Temmuz 2009 günü akşam üzeri beş sularında çalan telefonuma baktığımda tanımadığım bir numara gördüm ekranda . genelde tanımadığım numaraları açmam. İçimdeki heyecan çalan telefonu acilen açtırdı bana .. H. Hanım ? Buyrun beniimm ;) Ben D.Turizmden arıyorumm ( şimdi daha çok buyrun ) Vizeniz çıktı gözünüz aydınn ! Elhamdulillah dedim ne yapacağımı şaşırmış bir ses tonuyla . Yarın akşam 23:55 de uçağı olan bir kafilemiz var sizi de ona katacağız hazırlığınız yapın deyiverdiler ardından da . Na na nasııll yaniii dedim daha büyük bir heyecanla . Hiç hazırlığımız yok . İşlerim deseniz inanılmaz yoğun izin almam mümkün değil felan derken . Kapattım telefonu dooğğru G.Müdürümün yanına geçtim . Bu arada da gözyaşlarımı tutamıyorum . Vizem çıktı dedim direk içeriye girip yarın akşam gidiyorum . O benden daha çok şok oldu. dedim ya işlerimiz hiç olmadığı kadar yoğun ve ben bu yoğunlukta en stratejik yerlerden birindeyim .. Hiçbirşey gözümde yok ama ben 5 yıldır bu günü bekliyorum . Hayır dese istifa edeceğim o derece gözümü kararttım . Hayır demeyeceklerinide biliyorum gerçi. Allah razı olsun çok iyi insanlarla çalışıyorum . Neyse bu şoku atlatayım birazdan konuşalım dedi çıktım odasından . annemi aradım önce o da Çanakkeleye gitmek için bilet almıştı , hemen biletini iptal ettir diyerek başladım söze ama nasıl ağlıyorum . Önce korktu bişey mi oldu diye o da başladı ağlamaya . Yookk dedim daha güzel bir yere gidiyoruz :) Onu kapattım sıradan telefon rehberimdeki herkesi aradım . Daha izin almış değilim ama vizem çıktı ya ben yarın gece gidiyorum gözüm kara :) Bir yandan da mahremsiz gidenleri havaalanından çeviriyorlar , ya da hapise atıyorlar vs.. şeyleri daha önceden duyduğum için emin olamıyorum oralara varacağımdan . neyse o akşam G.Müdürüm şoku atlatamadığı için sabah gelince görüşürüz dedi ! Lan oğlum biz sabah alışveriş felan yapacağız işimiz gücümüz var diyemedim tabi :) O gece evimiz doldu taştı , biz o kadar kısa zamanda kimseye gidemeyeceğimiz için yakınlarımız geldi hellalleşmeye .. Sabah işe gittim uçarak ama planımı yaptım ikide bile çıksam alışverişde neyi nerden alacağım yazılı olarak planlanmıştı . Nitekim bir gibi iş arkadaşlarımla da vedalaşarak ayrıldım fabrikadan .. Çok şükür herşey yolunda gitti . Alışverişimi de 3 saat içinde hallettikten sonra 5:30 gibi evdeydik .. Oturmaya vaktimiz bile kaldı yani :) Bu arada misafir bile ağırladık .. Saat yedi gibi İ. Abi gelip bizi aldı jet hızıyla havaalanına yetiştirdi. uçak 23:55 de ama erkenden orada bulunmamız gerekiyor hazırlıklar ve anlatılanları dinlemek için ve akabinde de ihrama girmek için .. Grubumuza tanımak için Cahit hocanın tarif ettiği üzre dış hatlar giriş kapısından girince solumuza bakıp G yazan bölüme vardık . Bizim gibi hepheyecanlı birsürü insan vardı , toplam 27 kişiydik .. Hocamızın tarif ettiği doğrultuda ihram namazımızı kıldık ve artık bizim için yasaklar başladı :) Kötü söz yok! tırnak kopacak gibi olsa bile yapıştırılacak ! Çiçek kopartmak yok ! Avlanmak yok ! :) ihramdan çıkana kadar kıyafetini değiştirmek yok ! gibi gibi ..
Devam Edecek !! :)
11 Temmuz 2009
Okullar kapanınca bıdık bıdık kızlar mini mini abiler sabahın köründe düşerler yollara aldıkları abdestin ve masumluklarının da katkılarıyla pırıl pırıldır herbir uzvu . Yüzler desen apaydınlık .. Arabada giderken ayrı ayrı incelerim hepsini yüzümde oluşan gülümsemeyle , minik hanımların alışkın olmadıkları uzun etekleri yürürken ayakları dolaşır ama hiç düşmezler Allah korur onları , sonra sıcaktır biz küçüğüz bişeycikler olmaz der giyinirler kısa kollu tişörtleri ama başlar kapalıdır renkli oyalı tülbentler ya arkadan bağlıdır yada önden sıkı sıkı :) Abiler deseniz özellikle pantolon giyerler dizinden yukarısı hiç gözükmez bazıları da takke takarlar ki yolun kenarını çekip arabayı öpesim gelir :) İşte hal böyle olunca mutlu mesut varırım işime .. Yalnız geçenlerde ablamın oğlunun anlattıkları çok ürkütücüydü . Gittikleri cami hocası ile bir futbol maçı yapmışlar .. Hocanın ettiği küfürleri anlatınca dehşete düştüm ! Ağıza alınmayacak kadar kötüler . Eve gidip annesine bahsedince camiye gitmesi de malesef yasaklanmış . O kadar üzüldüm ki anlatamam . Eniştem zaten bu konulara çok yakın biri değildir , üzerine bir de bu eklenince daha da kötü olmuş .. Bu konuda görev yapacak insanların çok özenle seçilmesi gerekli zira çok stratejik bir noktadalar .. İki arda kalan bir insanı islamiyetten soğutabilirler .. Allah mufafaza!
10 Temmuz 2009
"Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?"
Sınavdan önce arkadaşlar arasında çok tartıştığımız bir konu vardı. Sınavdan önce namazlarımızı kaçırmamaya özen göstermek riya mı olur, yoksa doğru olan mı budur? Mesela Fetih Suresi okumaya başlamamı bazı arkadaşlarım eleştirmişti, sınav için okuyorsun olmaz diye. Evet sınav için okuyorum diyordum bende. Benim Allah'tan başka isteyebileceğim birisi var mı? Yok. Fetih Suresi okumak, ardından dua etmek, bir isteme yolumudur? Evet. Daha nesini tartışıyorsunuz diyordum. Bir arkadaşım "Ben düzenli Kuran okumuyorum ki, şimdi kuran okumaya başlarsam riya olur" demişti. Geçen hafta buluştuğumuzda maneviyatında eksikler olduğu için sınavının çok kötü geçtiğini söylüyordu. Gerçekten Allah isteyince veriyor, şeytanın içimize attığı vesveselere aldırmamak lazım.
Cevşenin rahatlatma etkisini de bu dönemde farkettim. Gerçekten Cevşen'in insanın vazgeçilmezi olması lazım. Şurada zaten benim anlatmak istediklerimi yazarlar söylemiş, bir göz atmanızda yarar var. Duaile.
Cevşenin rahatlatma etkisini de bu dönemde farkettim. Gerçekten Cevşen'in insanın vazgeçilmezi olması lazım. Şurada zaten benim anlatmak istediklerimi yazarlar söylemiş, bir göz atmanızda yarar var. Duaile.
22 Haziran 2009
Demek çarşamba günü üç aylara giriyoruz ! Bereketli günlere kavuşuyoruz çok şükür .. Umarım şu kriz olayı da bu günlerle biter işlerimiz çoğalır işçilerimizin maaşlarını zamanında verir , tedarikçilerimize ödemelerimizi rahatlıkla yapabiliriz . Az önce " satarım anasını böyle işin " diyen bir hatun aradı da ödeme alamadığı için . İşe yeni başladığı için Z.'nin elinden aldım telefonu gözü korkmasın babından :) Milletin gözü dönmüş , hanımlar bile artık böyle konuşuyor , hiç tanımadığı insanlarla bile .. Umarım biz inanan insanlar bu insanlara davranış ve söylemlerimizle insan kalbi kırmanın hiç birşeye değmeyeceğini anlatabiliriz. hele şu mübarek günlerde kalp kırmakkk ! Hani diyor ya Efendimiz (sav) "Kalp kırmak , kabe yıkmak gibidir !" Düşünebiliyor musun olayın ehemmiyetini , insan bile bile eliyle yıkar mı kabeyi !? Allah muhafaza .. İşte ben en azından bugün, artık maksimum seviyede kalp kırmamaya özen gösterceğim dedim . Başka nasıl berektlendirebilirim günlerimi diye düşünürken , yarın işe yeni başlayan Z. ye ufak bir hediye alıp geleyim dedim .. Yine Güzeller Güzeli ( SAV ) buyuruyor ki: "Hediyeleşin, zira hediye, kalpteki kuşkuları giderir. Komşu kadın, komşusu kadından gelen (hediyeyi) hakir görmesin, bir koyun paçası olsa bile." Alemlerin efendisine salat-u selam ile ...




